Küçük Ölçekli Konutlar

Posted By on 02/03/2015

Küçük Ölçekli Konutlar

Bir topluluga aidiyet (affiliation) duygusu insanin temel gereksinmelerinden biri olup , kisinin toplumsal davranislarinin önemli bir belirleyicisidir . Bu gereksinmenin yerine getirilemedigi durumlarda ödenen bedel ise genellikle yalnizlik/yalitim hatta anti toplumsal davranislardir.Yasanabilir bir konut çevresinin yaratilmasi ve topluluk duygusunun saglanmasi, modernizmin tüm dünyada kentlere yaptigi olumsuz etkilerin ardindan çok önemli bir eksiklik olarak ortaya çikmistir. Kentlerin çeperlerinde ya da uzaginda serbestlik idealleriyle insa edilen çok katli toplu konutlarin insani ve insan ölçegini tümüyle disladigi kanitlanmis, bu da bireysellesme ve yabancilasmayi beraberinde getirmistir. Bu baglamda, toplumsal gereksinmelerin karsilanmasindaki basarisizligin yarattigi sorunlar nedeniyle yikimina karar verilen Prutt-Igoe toplu konutlari (St. Louis, Missouri, A.B.D.) çevre tasariminin insan davranislari üzerindeki etkisine dikkat çekmenin ötesinde, modernist tasarim ilkelerinin yabancilastirici etkisini kanitlamis, ve pek çok kuramci ve elestirmen tarafindan modernizmin sonu olarak nitelendirilmistir.Modern planlamanin problemleri, Appleyard ve Jacobs’in manifestolarinda da vurgulandigi gibi, ‘niteliksiz ve zor yasam çevreleri, devasacilik (gigantism) ve denetimin yitirilmesi, niteliksiz ve zor yasam çevreleri, büyük ölçekli özellestirme ve kamusal yasamin çöküsü, merkezden disa dogru parçalanma (centrifugal fragmentation), degerli bölgelerin tahribi, yersizlik (placelessness), adaletsizlik, ve köksüzlük (rootlessness) olarak tanimlanir. Bunlara yanit olarak yasanabilirlik, kimlik ve kolay denetim, olanaklara erisim, yaraticilik, vizyon ve sevinç, gerçeklik (authenticity) ve anlam, topluluk ve kamu yasami, kentsel yeterlilik ve herkes için çevre kavramlari kentsel tasarimin hedeflerinin belirleyicileri olmustur.Bu tartismalar isiginda, modernizm sonrasinda olusan çevrelerde topluluk kavraminin yok olmasinin ve kamusal alanin çöküsünün 20. yüzyilin ikinci yarisinda kentsel tasarimin yeni bir çalisma alani olarak ortaya çikmasinin en önemli nedenlerinden biri oldugu söylenebilir. Topluluk gelistirme nedir ve nasil gerçeklestirilebilir? Insanin saglikli gelisimi için, yasaminin tüm yönlerinin (fiziksel, duygusal, ussal ve ruhsal yapi) dengeli ve bütüncül bir sekilde gelismesi gerekir. Bu saglikli gelisim yalniz bireylerin yasamlarinda degil, bir bütün olarak toplulugun yasamina da yansitilmali ve duyumsanmalidir. Nasil bir konut yapimi gerçeklestiginde ‘yuva’ kavramiyla dogrudan özdeslesemiyorsa, bir konut grubu da, orada yasayacak kisilerin yasam tarzi ve iliskileri dikkate alinmadan salt fiziksel ve görsel gereksinmeler gözetilerek tasarlaniyorsa, bireylerde bir topluluga aidiyet duygusu olusturamaz. Bu baglamda, ‘topluluk gelistirme’ kavrami son yillarda gelismis ülkelerdeki toplu konut planlama ve tasarim yaklasimlarinin önemli bir parçasi olmustur. Topluluk gelistirme, fiziksel olarak tanimlanmis bir konut alanini paylasan bir grup insan arasinda toplumsal yakinlasma ve birlikteligin olusturulma sürecidir; diger bir deyisle, tasarimda bir bina grubunun degil bir insan toplulugunun yaratilma çabasidir. Iletisim teknolojisindeki gelismeler belirli bir çevreye aidiyet duygusuyla ilgili algilamalari büyük ölçüde degistirse de, bu gereksinme hala duyumsanabilmektedir. Çünkü, toplumsal etkilesimin en önemli araci mekandir, ve bu baglamda konut alanlari en genis ölçekten konut birimi ölçegine kadar uzanan çerçevede toplumsal bütünlesmeyi saglayabilecek bir mekanlar bütünü olarak tasarlanmalidir.1 Konut alaninin, kentin tüm islevlerine yaya ulasilabilirliginin saglandigi bir çerçevede, islevsel ve biçimsel çesitlilik ve yasayan bir sokak mekani olusturma bilinciyle tasarlandigi basarili bir örnek: St. Quentine – en – Yvelines yeni kenti, Fransa. Modernizm sonrasinda kentlerde olusan yeni konut alanlarinda toplumsal çevre iliskilerini ve topluluk kavraminin algilanmasini zorlastiran bazi etmenler söz konusudur. Bu etmenler, kentsel dokunun dagilarak genislemesi, islevsel ve biçimsel çesitlilikten yoksunluk, ve dis mekanlarin toplumsal etkilesimi güçlendirici rollerinin gözardi edilmesidir Kentsel biçimin yerel toplumsal-kültürel dinamiklerin belirledigi ideal yogunluk çerçevesinde bütünlesmesi insanlarin konut yasam çevresi içindeki toplumsal iliskilerini olumlu etkiler. Özellikle geleneksel Türk (Osmanli) kentinin özgün yapisi incelendiginde, yasayanlarda çok güçlü bir ‘yer’ ve ‘aidiyet’ duygusunun olusmasini saglayan ‘mahalle’ birimi dikkate alindiginda, kentin küçük ölçekli ve ayrimsanabilir özellikleri olan bölümlere ayrilarak tasarlanmasinin önemi daha iyi kavranir Kentsel biçimin dagilarak kurgusu ve sinirlari belirsizlestiginde ise, pek çok modern kentte gözlendigi gibi, toplumsal ayrimlasma ve yabancilasma baslar. Toplumsal elestirmenler, siyaset bilimcileri, sosyologlar ve medya kuramcilari da, belirgin sinirlari olan yerlesimlerdeki cografi temelli topluluklar (geographical-based community) ile iletisim araçlarinin gelismisligine güvenerek planlanan, sinirlari belirsiz yerlesimlerdeki ortak ilgi ya çalisma alanina sahip topluluklar (interest-based communities) arasindaki toplumsal etkilesim farkliliklarina dikkat çekerler (Mitchell 1995, Webber 1964).2 Farkli kullanici türlerini (aile, bekar, yasli, sakat) zengin bir mekansal çesitlilik içinde barindirirken bütüncüllügünü yitirmeyen, yerel mimariye göndermeler yapan güçlü bir mimari kimlik ve yasayanlarda aidiyet duygusu olusturan bir örnek: Mimar Ralph Erskine’in Sandvika toplu konutlari, Bu baglamda, konut alanlarinin, çagdas kentsel yasamin diger bilesenleri (isyeri, alis-veris, dinlenme-eglence, vb.) ile yaya dostu ve nitelikli bir dis mekanlar ve ulasim örüntüsü içinde daha genis bir çerçevede bütünlestirilmeleri gerekmektedir. Yaya mesafelerini en aza indiren, topografyasi uygun ortamlarda bisiklet kullanimini destekleyen, ve toplu ulasim istasyonlarina/duraklarina erisim kolayliginin gözetildigi böyle bir sistemde karsilasma ortamlari ve olasiliklari çevre halkinin topluluk bilincini güçlendirecek sekilde artacaktir Bir konut alanindaki kullanici türlerinin çesitliligi, konut birimlerinde ve bina tiplerinde çesitliligi olusturacak, bu da görsel tekdüzeligin önlenmesini, anlamca daha zengin bir toplulugun yaratilmasini ve daha genis kapsamli bir toplumsal etkilesimi olanakli kilacaktir.3 Istanbul’da çagdas (?) toplu konut tasarimi örnekleri. Konut alanlarinin tasariminda dis mekanlarin tartisilmaz bir rolü vardir. Farkli ülkelerin kentlerindeki konut gruplarinda kullanici memnuniyetini ölçmeye yönelik arastirmalarin sonuçlari, konut grubunun basarisinin iç mekanlarin niteliginden çok konutlar arasindaki bosluklarin nasil tasarlandigi ile iliskilendirildigini göstermektedir Bunun ötesinde, kentlerimizin gelenegi incelendiginde, konut mimarisinde doga ile yakin iliskinin sonucunda kati bir iç mekan – dis mekan ayrimi olusmadigi, çogu avlulu ya da açik sofali olan konutlarda, iç ve dis mekanlar arasinda yari-açik mekanlar araciligiyla asamali bir geçisin saglandigi gözlenir. Bu özellik modern kentin yapilarinda tamamen degisime ugramis, iç ve dis mekanlar arasinda yerel iklimsel ve geleneksel degerler dikkate alinmadan olusturulan dogrudan geçisler nedeniyle, mekansal zenginlikten yoksun bir düzen egemen olmustur Bu nedenle, çogu toplu konut örneginde anlam ve islevini yitirmis olan dis mekanlar, geleneksel kentimizde var olan özel, yari-özel ve paylasimli mekanlar siradüzeni (hiyerarsisi) içinde ve toplumsal boyutlari degerlendirilerek yeniden kazanilmalidir. Burada hedef hem konut birimleri hem de farkli büyüklükteki grup etkilesimleri için uygun paylasimli mekanlarin çesitliligi arasinda bir dengenin yaratilmasi olmalidir Bilinçli ve duyarli bir konut çevresinin biçimlenmesinde, potansiyel toplulugun gelisimini destekleyici ve güçlendirici bir yaklasim esastir. Bu baglamda, konut alaninin kentin bir üst ölçeginden (bölge) islevsel olarak kopmadan ayrimsanabilir ve bütüncül olmasi, islevsel ve biçimsel çesitlilikler yoluyla yaya algisini ve kullanimini desteklemesi, islevsiz mekanlarin olusmasina izin vermeden belirgin bir yogunlugu korumasi saglanmalidir. Tasarimlarin giris kapisindan sokaga, meydana, parka ve kent disina kadar güvenlik ve bir topluluga aidiyet duygusunu destekleyebilmesi için, kamusal mekanlari binalara ve bina girislerine baglayan bir mekansal siradüzen olusturulmalidir. Dis mekanlarin konut çevresindeki toplumsal yasam üzerindeki etkilerinin ve yeni uygulamalarin çogunda rastlanan ‘dekoratif’ özellikli peyzaj düzenlemelerinin beklenen kullanimi ve topluluk etkilesimini olusturamadiginin bilincinde olarak, ilgili çevreye özgü birlestirici ve yenilikçi dis mekanlar yaratmanin yollari aranmalidir. Bu hedeflere ulasilmaya çalisilirken, yerel toplumsal-kültürel dinamikler dikkate alinmali, potansiyel kullanicilarin, özellikle kadinlarin, düsünce ve beklentilerinin konut alanlarinin yerlesim ve düzenlemeleriyle ilgili kararlarda etkili olmasi saglanmalidir.Ayrica, tasarimlar, kentsel çevrenin uzun süreli varliginin bilincinde olarak, kentin degisen baglami ve sürdürülebilirlik – ve bu çerçevede, uygun olan çevrelerde kendi kendine yeterlilige katkida bulunacak çözüm arayislari – dikkate alinarak gerçeklestirilmelidir.

ad987654321

Eski ve sorunlu yerlesimlerde uygulanan kentsel iyilestirme çalismalarinin da toplumsal boyutu destekleyici ve gelistirici olmalari saglanmalidir.Öngörü Kisiden Kisiye Göre DegiskendirBir Göz odam olsa da o oda benim olsa denir yaBu söze göre ümidini kazanmis Yeni Evlenecek Çiftler için Ekonomik KonutBekar Yasayan Bayanlar Veya Erkekler Ekonomik KonutTek çocuklu olan ekonomik sorununa çözüm küçük ölçekli konutÜniversite okuyan gençler ekonomik konutBenimde Garantili Gelirim olsun diyenlere KonutBenim Oturdugum Konutum Çok Büyük ve Gelirimde Yok diyenlere cevap

anadolu013667

 

anadolu013670

 

Büyük Daireyi satarak Parayi Ekonomik konutlardan birden çok konut alarak bir tanesi alarak bir tanesini de oturup digerlerini kiraya verebilme

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir