SU SORUNU

Posted By on 10/12/2015

SU SORUNU

 

Anadolu da ki dağlar tepeler yağan yağmur suları toprağın akıp gitmesine sebep olmakta. Suların akıp gitmesini toprağa birleştirerek akıp gitmesine seyirci kalmamalıyız. Dağlara tepelere dikeye yatay kanallar açılarak kanal sularını toplayan çukur göletleri yapılabilir.

Bin yılda oluşan toprak yönetim kusurunun azzine uğramama lı dağların tepelerin vaktiyle toprak ve bitki örtüsüyle kaplı oldugunu tarih bize göstermekte. Bin yıl önce bitki örtüsü ve ağaç, çoğulcu bitki çeşidiyle kaplı idiler.

Zaman içerisindeki yanlış politikalar madenciliği yaşayabilmek adına ağaç kesilerek ağaçları maden eritmelerde kullanılmış kötü örnek ölçü olamaz. Günümüzde Anadolu da çıplaklaşan tepelere yağmur suları kar suları toprağı yumuşatarak akıp gitmesine dur demeliyiz.

D.S.İ devlet adına vazifelerini yaparken büyük düşünmeleri gerek..Su yönetimi su ve toprak bütün canlılığın varlık nedenidir.Su ve toprak olmadan hiçbir canlı yasayamaz. Azizane önerimiz anadoluda ki dağları tepeleri proje yaparak özel sektöre uzun yıllara kiraya verilebilir.

 

birincihaber41

 

Ve Anadolu topragını kurtarmış oluruz. Dünya çölleşirken ülkemizin çölleştiğini üzülerek söylemeliyiz. Kum fırtınaları zaman içerisinde çoğalacaktır. İklim değişikliği kaçınılmaz. Bir durumda sıcak lar çok sıcak soğuklar çok soğuk bu durumdan korunabilmek için ağaç dikme projelerimizi önemsemeliyiz. Ağaç toprağın sigortasıdır. Küresel ısınma dünyada iklim değişikliğini getirdi.

 Ülkemiz adına öngörüler 730 baraj ülkemiz üzerine yağışlardan gelen su 501 milyar metreküp bu miktarın 274 milyarı buharlaşıyor 41 milyar metreküpü yer altı sularına karışıyor 14 milyar metreküpün içilebilir yer altı suları ile yer üstünde pınarları besliyor 153 milyar metreküpü ise akışı denizlere doğu akarak denizlere karışıyor. 

Komşu ülkelerden 7 milyar metreküp su geliyor.

Ülkemizin brüt su potansiyeli 234 milyar metreküp ülkemizin brüt yerüstü su potansiyeli 193 milyar metreküpe ulaşıyor. Ülkemizin toplam kullanılabilir su potansiyeli 112 milyar metreküp ne yazıkki bu suyun sadece %36 ı kullanılıyor. 

Kişibaşına su 1642 metreküp su potansiyeli ise 3690 metreküp yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı bin metreküpten daha az ülkeler su fakiri kabul ediliyor.

Ülkemizde kişi başına 8-10 bin metreküp devlet istatistik enstitüsü hesaplarına göre 2030 yılında ülkemiz 100 milyon olacak 2030 yılında kişi başına düşecek miktar bin metreküpün altına düşecek yılda 730 baraj, 2 bin gölet, ülkemizin ulaştığı miktar 193 milyar küpün büyük bölümü engebeli arazilerdeki akışı denize akıp gitmekte ülkemiz 779.5 milyon hektar olan arazinin sadece 28 milyon hektar ekilebilen arazi bununda 25.85 milyon hektarlık kısmı sulanabiliyor.
Modern anlamda sulanan 8.5 milyon hektar ülkenin içme kullanım suyu potansiyelinin 2026 milyar metreküp endüstri amaçlı kullanım ise 3 bin 900 milyon metreküptür. Yüzde 35 lik kullanım ülkenin 546 hidrolik santralinde 35310 mw elektrik üretiliyor. 

Ülkemiz 100 %35 i kullanıyor doğal gaz bağlısı olduk. 

Doğalgazın siyasi yansıması sorunu bilmeliyiz hidroelektrik santrallerini kullanmak için % 60 da doğal gaz ile dönüşüyor. Ülkemizde su bedeli petrol fiyatının üstünde Ülkemiz yönetsel duruşundan taşkınlar. Sebebiyle her yıl 100 milyon dolar kayıptayız.

 

Ülkemizde taşkınları önlemek için her yıl 30 milyon dolar yatırım yapmamıza rağmen bölgedeki savaşlar kırsaldan kente kaçış sanayileşme rüzgârı tarımsal ilaçlar sebebiyle sular hızla kirleniyor. Ülkemizin en kirli suları Meriç, Simav, nilüfer, Gediz, küçük ve büyük menderes, Sakarya nehri, porsuk, ergene Ankara ve çarksuyu çaylarına akıyor. 
Çölleşme tehlikesi suyun kullanım politikasında evrensel gelişime göre yapılması lazım ve 112 milyar metreküp su potansiyelini kullanabilmesi için 128 milyar dolar yatırım yapması gerek

Kızılırmak suyunu Konya ovası sulama fikrinin konuşulduğu bu günlerde dünya çevre örgütü yayınladığı raporda Avrupada ki ilk çölleşmenin Konya da başlayacağını bildirdi. 

Küresel ısınmadan en fazla etkilenen ülkelerin başında gelen ülkemizde göl sularındaki çekilmeler çölleşmenin daha yakın bir gelecekte gerçekleşebileceğini ortaya koyuyor

 

Milat tarihi 1999 Depreminden sonra Ülkem için düşündüğümü kaleme aldım paylaşılmasını istediğimi ilgili kurum ve makamlara gönderdim. Ben T.C.vatandaşı Osman Zor İle ile iletişim kurmak isteyenlerin dikkatine 0264,2770082—/  0545,5560618 —İLETİŞİM -41-

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir